Önceki gün gazeteleri şöyle bir tararken, Hürriyet Gazetesinde gözüme Fatih Altaylının köşe yazısında bir isim çarptı. Bu isim Kadir Kolaylı idi.
"Teke tek" köşesinin yazarı Fatih Altaylı, Kadir Kolaylıya genişçe yer vermişti. Altaylı, 18 Ağustos 1999daki köşe yazısında, Gölcükte fay hattının içinden geçtiği iki binadan söz etmiş. Fay hattı tam içinden geçtiği halde kuralına uygun ve doğru malzemeyle yapılan bu binaların fazla hasar almadığından sözetmiş.
O binalarda oturanlar, depremde hayatta kalmalarını müteahhitlerine borçlu olduklarını düşünüp, müteahhit Kadir Kolaylıyı bulmuşlar, kendisine bir şükran plaketi vermek istemişler. Kadir Kolaylı ise bunu kabul etmemiş tabii ve konut sahiplerine, "Ben fazladan bir şey yapmadım. Görevimi yaptım. Parasını ödediğiniz bir şeyin karşılığını verdim. Kolay olan, doğruyu yapmaktır. Ben doğruyu yaptım." demiş.
İşte bu olay kulağına çalınan Fatih Altaylı, "En büyük ödül" başlıklı yazısında Kadir Kolaylı için, "Böyle müteahhitler de var" diyordu. Evet, Kadir Kolaylı gibi müteahhitlerimiz de var. Ben bu yazı gözünüzden kaçmıştır diye köşeme konuk edeyim dedim.
Kocaeli
Cuma, 29 Eylül 2000
Mine Güler